Embed

HEM NALINA HEM MIHINA MUSTAFA TEMİZ

 

                                             EĞRİ İSE DOĞRULABİLİR

                 Demirci Denge gündem yaratmaya devam ediyor. Her hafta farklı konu başlıkları ile gördüğünüz haberlerimizle Demirci adına sormaya ve sorgulamaya devam ediyoruz. CHP Demirci ilçe başkanı Ali Karakaya’nın açıklamasının ardından, olumlu birçok görüş bizlere kadar ulaştı. Aklın yolu bir iken, yolun başında iken, emsalleri de var iken bu işe el atılmalıydı. Bizim emsalimizdeki ilçelerde şayet 100 yatak ve üstü hastane inşaatları yapılabiliyor ise niye Demirci’de olmasın demek, Demirci’nin nesi eksik demek sanırım kabahat olmayacaktır. Eğri varsa doğrulabilir.

                  Köprübaşı-Borlu bütünleşmesi yine gündemin bir diğer başlığı. İnsanlar bizim haberlerimizde değindiğimiz bilgilerin dışında gelişme var mı diyerek sürekli soru sorar haldeler. Bu konunun gerçek muhataplarından gene tık yok. Çok yoğun sürdürülen temaslarda artık aleni değil, kapalı kapılar ardında sürdürülüyor. Geçtiğimiz hafta içerisinde talep üzerine yine Demirci Denge gazetesinin iktidar milletvekillerine ulaştırıldığını biliyoruz. Ne mutlu bize ki yayın hayatımıza başladığımızdan beri bu olay sürekli tekrarlanıyor. Demirci adına endişelerimizi biz yazarken aslında birilerinin yapması gerekenleri de yaparak bir nebze de olsa memlekete hizmet etmiş oluyoruz. Köprübaşı-Borlu bütünleşmesinde de itiraflar gelmeye başladı. Demirci’nin küçüleceği bir projede eğri varsa doğrulabilir.

                   Hükümet konağı konusunda başlangıçta açıklamalar seri halde yapıldı. Şu an için anlaşılmaz, bugüne kadar pek karşılaşmadığımız bir süreç işliyor. Hükümet konağı konusunda da önemli gelişmeleri takip ediyoruz. Gidişat flu, anlaşılabilir bir görüntü yok. Bu konuda da Demirci’de kaş yapayım derken göz çıkarılacak ise bu da düzeltilebilir. Yani eğri ise doğrulabilir.

                  Süleymaniye Camii’nin inşası tamamlanmış, ibadete açılacağı gün ilan edilmişti. O gün gelince İstanbul’un her yanından insanlar bu eşsiz eserin açılışında bulunmak için şehrin bu noktasına akın etmişti Herkes hayranlıkla bu Türk mucizesini seyrediyordu Fakat bunlar arasında bulunan bir çocuk, "Aaa şu minareye bakın nasıl eğri!" diye bağırıyordu Herkes de bakıyordu ama bir eğrilik görmüyordu çocuğun minarelerden biri için eğri dediği Mimar Sinan'a kadar ulaştı Koca Mimar hemen çocuğun yanına geldi ve ona, "Yavrum hangi minare eğri göster bana" dedi Çocuk da "İşte şu" diye minarelerden birini gösterdi Mimar Sinan hemen adamlarını topladı. Uzun halatları birbirine ekletip minareye bağlattı "Çekin yukarı doğru!" diye çektirmeye başladı Çocuğa da, "Oğlum, bak bu minareyi doğrultturuyorum, sen dikkat et, dosdoğru olunca haber ver."

         Adamlar gerçekten düzeltiyormuş gibi çekiyorlardı. Çocuk bir süre sonra,"Tamam, minare doğruldu" diye bağırdı İşçiler çekme işini bırakıp halatları çözdüler. Başından beri olaya tanık olan Sinan'ın ustalarından biri herkesin kafasını kurcalayan soruyu Mimar Sinan'a yöneltti:

- Ulu mimarbaşımız, sen herkesten iyi biliyorsun ki, minarede eğrilik falan yok. O halde niçin düzeltmeye kalkıştın?

Mimar Sinan'ın cevabı inceliğin, anlayışın, hoşgörünün simgesi idi:

- Ben bilmez miyim minarede eğrilik olmadığını. Ama çocuğun kafasındaki "minare eğri" intibasını da öyle bırakamazdım. Bu yönteme başvurdum ki çocuğun kafasındaki "eğri" kanaati silinsin. Yoksa her yerde çocuk aklıyla minarenin eğri olduğunu söyler, sonra gerçekten eğri olduğu şeklinde bir inanç yayılırdı.

                    Şu ana kadar anlattığımız işler eğri gibi gelse de doğrulabilir diyor, doğru iradenin ortaya konduğu, önü açık ve eksikleri tamamlanmış bir memleket özlemimizi tekrar ifade ediyoruz. İyi haftalar Demirci.

Eklenti Başlığı
Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !